Sait Faik’den Mektup Var!

Aralık-2013

Rengarenk, cıvıl cıvıl bir ortam… Ada sokaklarında mor salkım kokusunun yaseminle, menekşe gülleriyle karıştığı, insanın aklını başından alan büyüleyici bir rayiha dolanır! Etrafımızda koşuşturan çocuklar, uçuşan kelebekler, kuşlar… Doğa uyanmış, bahar tüm güzelliği ve cıvıltısıyla gelmiştir! Burgazada’nın bizi bizden alan manzaraları, sakinliği, dinginliği, faytonların neşeli koşuşturması… İşte tüm bu güzelliklerin içerisinde artık Sait Faik Abasıyanık Müzesi’ndeyiz!

Edebiyatımızın en önemli kalemlerinden biri olan Sait Faik Abasıyanık, modern Türk Öykücülüğünün öncülerinden, yaratıcılarından biriydi. Sait Faik ile bir coğrafya düşündüğümüzde aklımıza Burgazada’dan başka bir yer gelmez sanırım! 1938 yılında Sait Faik’in ailesi tarafından satın alınan bu köşk, yazarın birçok hikayesini de kaleme aldığı çok özel bir yapı! Yıllarca Nazım Hikmet, Bedri Rahmi, Melih Cevdet, İlhan Berk gibi önemli isimleri bu köşkte ağırlamış Sait Faik! Sait Faik 1954’te vefat ettikten sonra 1959 yılında annesi Makbule Abasıyanık tarafından oturduğu bu köşk müzeye dönüştürülmüş. Köşk son restorasyon için 2010 yılında ziyarete kapatılmış ve Darüşşafaka Cemiyeti tarafından restorasyonuna başlanmıştır. Darüşşafaka yönetim kurulu üyesi Beşir Özman bir söyleşinde: Sait Faik’in Darüşşafaka’ya emeği ve katkısı yanında, Darüşşafaka’nın yaptıklarının çok küçük kaldığını, en özel bağışçılarının Sait Faik Abasıyanık olduğunu belirtmişti. Sait Faik, kitaplarının telif hakkını Darüşşafaka’ya bağışlamasının yanında Sait Faik Abasıyanık ve ailesinin yaşadığı bu köşk, Sait Faik Abasıyanık Müzesi olarak Darüşşafaka’ya devrediliyor. Kendisi de Darüşşafakalı olan Beşir Özman ve Darüşşafaka’da okuyan her çocuğun üzerinde Sait Faik’ in emeği var gerçekten!

Sait Faik Abasıyanık Müzesi’nde şuana kadar yapılan yenileme çalışmalarının en kapsamlısı 2010 yılından beri devam eden bu restorasyondur. Sait Faik’in anısına layık bir restorasyon olmuş gerçekten! Müze’nin Küratörü Bilgi Üniversitesi öğretim görevlisi Serengül Sönmez ise yine bir söyleşisinde: Restorasyon sürecinin en önemli kazanımlarından bahsetti! Restorasyon sırasında evin altında sarnıç çıkmış, oldukça derin bir alanmış ve buradan iki oda çıkartmışlar! Biri çocuklar için atölyeler yapılacak bir etkinlik odası! Diğeri ise adalıların gelip rahatlıkla kitaplarını okuyabileceği bir kitaplık! Kitaplığı ziyaret edenler kitaplarını okurken burada Sait Faik’in okuduğu kitapları da görebilecekler. İnanılmaz keyifli, huzur verici, dingin bir ortam!

Üç dört gün Burgazada’da kalıp çoğu zamanımı bu şekilde geçirmeyi çok isterim. Programıma hemen dahil etmeliyim.Çatı katı ise eski düzenlemelerde atıl bir alanmış. Bu restorasyonda aslına uygun olarak kullanıma açılmış! Burgazada, Heybeliada ve İstanbul manzarasına hakim! İşte benim hayalim! Gerçekten burada yaşamak, bir gün bile geçirebilmek büyüleyici olurdu. Eski restorasyonlarda nasıl atıl bırakılabilmiş inanılır gibi değil! Müzenin odalarından biride “Sait Faik’den mektup var“odası… Süprizli bir oda, oyuncaklı bir oda! Müzede Sait Faik’in İlkokul diplomasından, yazdığı eserlerin müsvettesine, ödüllerine, fotoğraflarına… Ona imzalanmış kitaplara kadar bütün yaşam öyküsünü belgeler eşliğinde görüyorsunuz… Yaşanmışlıklarla dolu onlarca obje ve dört bir tarafımızı saran anılar! Bir zaman tünelindeyiz adeta!

Müzenin restorasyonunda o kadar özenli davranılmış ki! Restorasyon da kullanılan badana renklerine kadar orjinaline göre yapılmış! Sait Faik’ in eserleriyle beraber hayatını ve Türk Edebiyatı içerisindeki yerini anlatan, profesyonel müzecilik anlayışıyla yetkin eller tarafından yapılması ne kadar güzel!

Tarihi eser restorasyonu tarihi eserlerin korunmasını hedefleyen, Türkiye ve Dünya kültürünün mirasını devam ettirmek için yapılması gereken önemli çalışmalardır. Tarihi yapıların mimari değeri, kimliği, dokusu korunarak yaşatılması, gelecek nesillere aktarılması için tarihi eser restorasyonu çalışmalarını uzman mimarlar, mühendisler, teknikerler ve ustalardan oluşan bir takım üstlenmeli… Sait Faik Abasıyanık Müze Restorasyonunda bunu görmüş olmak bizleri inanılmaz sevindirdi. Darısı tüm tarihi binalarımızın başına!

Yorumlar