Yayladağı’na Yolculuk!

Haziran-2016

Işıldayan gözleri, çocuksu, mahcup, sevgi dolu, cıvıl cıvıl halleriyle bana inanılmaz enerji veren genç yetenekleri yazmayı hep sevmişimdir! Hele ki imza attıkları projeler sosyal amaçlı ve yardıma ihtiyacı olanları kapsıyor ise içim umutla dolup taşıyor! Yeni nesillerin, bu duyarlılıklarına şahit oldukça, geleceklerine sahip çıkıp, yarınlarımızı daha da aydınlatacaklarına olan inancım katbekat artıyor. Yalnız bu sefer ki yazımın başrolü olan genç yeteneğimizin yeri bende bambaşka! Anaokulundaki mini minnacık hallerini bildiğim Sevgili Melisa şuan on beş yaşında güzeller güzeli genç bir kız artık! Ve oldukça duyarlı, sevgi dolu, farkındalığı yüksek liseli bir genç kız! Yeğenim Berivan’ın anaokulundan arkadaşı olan Melisa, Berivan’ımla birlikte büyüdü adeta. Fıstıklarımız V.K.V. Özel Koç Lisesi 9. Sınıf öğrencisi ve 2001 doğumlular. 2000’ler sanki dün gibi:) Büyüdüler, genç kız oldular ve gönüllerinin güzelliğini yüzlerine vurmayı başardılar!

Şimdi gelin büyüyüp genç kız olan ve kocaman yüreğiyle Hatay Yayladağı’na yolculuğa çıkan Melisa’ya eşlik edelim; Fotoğraf çekmeye ilgi duyan ve lisede aldığı fotoğrafçılık dersleri sayesinde profesyonel adımlar atan Melisa, küçüklüğünden beri ihtiyacı olanlara yardım etmekten de mutluluk duyuyor. Bir yılı aşkın süredir Suriyeli mültecilere yardım toplayıp, dağıtmak gibi çok önemli bir kampanyayı ailesinin ve çevresinin desteği ile yönetebiliyor.

‘Tek tek evlerine girerek, kalplerine dokunarak, ihtiyaçlarını belirleyerek ama asla incitmeden, alınmalarına veya kırılmalarına fırsat vermeden özenli bir yol izledim’ diyor Melisa! Minicik hallerini bildiğimiz bu güzel çocuklarımızın cümlelerinden alıntılar yaparak, böylesi bir konu da yazı yazmak nasıl gurur verici bir şey anlatamam!

Melisa’nın etkileyici, dikkat çeken çalışmalarına devam edecek olursak: Okulunun ara tatilinde ailesi ile birlikte Hatay Yayladağı’na özel bir ziyarette bulunuyor Melisa! Ve savaştan kaçan minicik Suriye’li çocukların yaşamlarından kareleri görebileceğimiz ‘Yolculuk’ adlı ilk fotoğraf sergisinin temellerini atıyor. Sınırdan girişler, çadır kamplar, imkansızlıklar, acılar ve daha birçok şeye tanık oluyor… İçerisinde bulunduğu rahat imkanlara ve yaşının küçüklüğüne rağmen bu duyarlılığa sahip olması, zor durumda olanların hayatlarına güzel dokunuşlar yapabilmesi unutamayacağı bir tecrübe de kazandırıyor Sevgili Melisa’ya!

Melisa ve yaşıtlarının gelecekle ilgili birçok hayali, hedefi ve umudu var. Peki ya savaşın minicik çocuklarının hayalleri, umutları! Melisa’mız yüreğinin tüm güzelliğiyle bu konuda ki fikrini de belirtiyor. ‘Kimsenin umutsuz ve hayalsiz kalmaması gerektiğini düşünüyorum. Bunun için kendi payıma düşeni elimden geldiğince yapmaya çalışıyorum.’

Yeni neslin paylaşmayı bilerek, sevgi dolu yetişmesi ve ellerindeki imkanları böylesi güzel çalışmalar ile değerlendirebilmesi beni inanılmaz mutlu ediyor. Savaşın en savunmasız kurbanlarının hayatlarını, liseli bir genç kızın objektifinden görebilmek bu kara günlerde dahi geleceğe umutla bakmamı sağlıyor. Pırıl pırıl gençler yaptıkları ve ürettikleri ile bizim geleceğimiz! Böylesi gençleri gördükçe içime umut tohumları ekiliyor, heyecanlanıyorum!

O çocuksu, mahcup hallerinizi hiç kaybetmeyin, yüreğinizdeki bu güzel sevgi artarak çoğalsın! Beraberce ortaya birçok ürün çıkarabilen, bir bütünün parçası olmaktan mutluluk duyan genç yetenekler olmaya devam edin! Ne mutlu ki küçücük yaşınıza rağmen insani boyutu yüksek olan projelerin başrolünde olup, başarıyla sonuçlandırabiliyorsunuz! Okullarınıza devam ederken paralelinde böylesi güzel projeleri yine aynı heyecan ve başarıyla götüreceğinizden eminim! İş hayatına atıldığınızda ise işinizi yaparken büyüdüğünüze ve sonunda da devleştiğinize şahit olacağız!

İnsanlık tarihi olduğu müddetçe maalesef ki tatsızlıklarda olacak, acılarda, sıkıntılarda! Ama umut ve mutluluk da var olacak! Hayatın bütün olumsuzluklara rağmen yaşamaya değer olduğunu belirten Melisa ‘Unutmamak lazım ki yağmurdan sonra her zaman gökkuşağı belirir. Bu da gelecek için bize umut verir.’ diyor!

Aynı II. Dünya Savaşı’nın geride bıraktığı yıkıntılar arasında geçen gençlik yılları sonrası Zero’nun kurucu üyelerinden olan Heinz Mack’in ışığın doğurduğu her rengi halen kullanabilmesi gibi! ZERO savaş sonrası geleneksel sanat anlayışını sıfırlayarak, yenilikçi ve dinamik ruhuyla yola çıkan uluslararası bir sanat ağı! Zero karamsarlıktan silkinip, her şeye sıfırdan başlamak, güzel ve iyi olmak için vardı. Bende Zero’nun manifestosunu Yayladağı’ndaki ‘Umut Okulu’ için uyarlamak istiyorum!
Umut okulu başlangıçtır!
Umut Okulu sessizliktir!
Umut Okulu sestir!
Umut Okulu güzeldir!
Umut Okulu Ay’dır!
Umut Okulu Güneş’tir!
Umut Okulu beyazdır!
Umut Okulu iyidir!
Umut Okulu yuvarlaktır!
Umut Okulu devingenliktir!
Umut Okulu gökkuşağıdır!
Umut Okulu baharda açan çiçektir!
Umut Okulu ateş, su, denizdir!
Gökyüzü Umut Okulu’nun üstündedir!

Sıfırlamak herkese iyi gelecektir! Heinz Mack’in dediği gibi ‘Her şeyi unutup yeniden başlamak zorundayız!’

Gelin şimdi hep birlikte Melisa’nın objektifinden Hatay Yayladağı’ndaki çocukların hayatını görelim!
Yolculuk – Melisa Akgül Fotoğraf Sergisi 13-14 Haziran’da Altunizade Kültür ve Sanat Merkezinde sanatseverlerle buluşacak! Melisa’mızın yaşına baktığımızda oldukça bilinçli, sevgi dolu, duyarlı ve farkındalığı yüksek çalışmaları içeriyor sergi!
Sevgi dolu, koca yüreğine sağlık Melisa’cım!

Yazardan Not1: Sevgili Melisa’nın sergisinin geliri Türk Eğitim Vakfı’na kaldı. Ve Melisacık iki üniversite öğrencisine burs sağladı!
Yazardan Not2: Savaşın en savunmasız kurbanlarının hayatlarını, liseli bir genç kızın objektifinden görebilmek bu kara günlerde dahi geleceğe umutla bakmamı sağlarken aynı duyarlılığı, hassasiyeti çalıştığım plaza yönetiminde de görüyor olmam beni ayrıca mutlu etti! Bir plaza çalışanı olarak ‘Yolculuk’ sergisini duyurmak adına göstermiş oldukları hassasiyet nedeni ile Akkom ofispark sitesi 2.blok yönetiminden Sn. Ali Murteza ve Sn. Zeynep Aslan’a ayrıca teşekkürlerimi sunuyorum. Cessas Plaza olarak verdiğiniz destek çok özel ve güzeldi!

Yorumlar